Tatil Otelleri Rehberi, Ucuz Otel, Otel Rehberi, Tur Rehberi

Gitmeden önce fikir sahibi olun.

Zonguldak otel

Zonguldak polisevi nerede

Posted on Ocak 29, 2010 |

Zonguldak polis evi adresi: Milli Egemenlik Caddesi Kozlu Sahil Yolu   ZONGULDAK

polis evinin yeri binası ve iç dizaynı güzel kalan arkadaşlara iyi tatiller.

Zonguldak ilçeleri

Posted on Ekim 28, 2009 |

Alaplı

İlçe topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı olan Alaplı ilçesi, Alaplı Irmağı’nın denize döküldüğü alanda kurulmuştur.
İlkçağda “Cales” adıyla bilinen Alaplı’nın tarihi Kdz.Ereğli ile özdeş olup, kalıcı izler Cenevizlilere dayanmaktadır. Cenevizlilerce ‘Somakol’ (som altın kolları) adı verilen ilçe, 1326′da Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Alaplı Irmağı’nın oluşturduğu düzlüklerde buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve, fındık, ceviz yetiştirilmekte, büyükbaş-küçükbaş hayvan, kümes hayvanı besiciliği, kültür balıkçılığı ve kıyılarda deniz balıkçılığı yapılmaktadır. İlçede son yıllarda iplik, tekstil, kereste, boru, profil, un ve fındık işleme fabrikalarının yanında, sandal, tekne ve gemi yapımı gibi endüstriyel faaliyetler de sürdürülmektedir.

Kocaman ve Belediye Plaj Tesisleri, Bölüklü Yayla, Kavukkavla piknik alanı yörenin en önemli turistik çekicilikleridir.

Çaycuma

İlin tarıma en elverişli bölgesi olan Filyos Vadisi içinde yer alan Çaycuma, daha önceleri Çarşamba adıyla Devrek’e bağlı bir bucak iken 1944 yılında ilçe oldu.

Buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve (seracılık), küçükbaş-büyükbaş hayvancılık, kültür balıkçılığı, Filyos beldesinde deniz balıkçılığı ilçenin önemli tarımsal ver hayvansal gelirlerini oluşturur.

İlçede, 1970 yılında açılan ve ülkemizin üçüncü büyük kağıt fabrikası ola SEKA Çaycuma Kağıt ve Selüloz Fabrikası, Filyos Ateş Tuğla Fabrikası gibi kamu yatırımlarının yanında, tuğla, kiremit, briket, kireç, kereste, kum-çakıl, un, yem, konserve, süt ürünleri fabrikaları da bulunmaktadır. Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi bölge halkının geleceği açısından önem taşımaktadır.

İlçenin en eski yerleşim birimi olan Filyos (Teion), Filyos Çayı’nın Karadeniz’e döküldüğü alanda kurulmuştur. Filyos, MÖ 3. yüzyılda ticari amaçla kurulmuş bir Milet kolonisidir. Kent ilkçağda Karadeniz’in kuzeyinden getirilen malların boşaltıldığı önemli bir ticaret merkeziydi. Çeşitli dönemlerde Roma, Bizans ve Cenevizlilerin hüküm sürdüğü beldede kale, açık hava tiyatrosu, su kemerleri, antik liman mendireği gibi kalıntılar bulunmaktadır. Filyos kalesi ve antik tiyatronun restorasyon çalışmaları devam etmektedir.
Devrek

Doğusunda Yenice, batısında Kdz.Ereğli ve Alaplı, kuzeyinde Gökçebey ve Zonguldak, güneyinde Mengen ile komşu olan Devrek, Batı Karadeniz Dağları ile Bolu Dağları arasında kalan dalgalı ve yer yer yüksek bir arazi üzerinde kurulmuştur.

Topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı Devrek’te doğal yetişen kızılcık, mantar gibi orman altı bitkilerinin yanı sıra buğday, arpa, çavdar, mevsimlik meyve-sebze yetiştiriciliği, seracılık, kümes ve büyükbaş-küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı, kültür mantarcılığı gibi alanlarda üretim yapılmaktadır.

Kereste, yonga, levha-sunta, mermer, kireçtaşı, çivi, lastik ürünleri, salyangoz işleme fabrikaları yörenin endüstriyel alandaki belli başlı yatırımlarıdır.

Bastonculuk yörenin simgesi olmuş el sanatlarındandır. Yaklaşık yüz yıllık geçmişi baston yapımcılığı günümüzde daha da geliştirilerek sürdürülmektedir.

Yedigöller Milli Parkı, Bostandüzü orman içi dinlenme alanı ve Milli Egemenlik Parkı yörenin en önemli rekreaktif alanlarıdır. Akarsularda olta balıkçılığı, orman alanlarında ise kara avcılığı yapılmaktadır.
Gökçebey

Zonguldak-Ankara demiryolu üzerinde bulunan ve geçmişte Tefen Bucağı adıyla Devrek İlçesi’ne bağlı olan Gökçebey, 1990 yılında ilçe olmuştur.

İlçe son yıllarda sanayi alanında görülen yatırımlarla dikkati çekmektedir. Panel radyatör, seramik, yapı elemanları, kum-çakıl, kereste, deterjan, un, çiçekyağı fabrikaları, ilçenin önemli istihdam alanlarıdır.

Pamukdüzü, Kabalaklı, Çamlık gibi yerler yörenin başlıca piknik ve mesire yerleridir. Bakacakkadı beldesinde faaliyete başlayan 100.Yıl Atatürk Hizmet Köyü, yeme-içme tesisleri, konaklama tesis, havuz, spor tesisleri, yürüyüş ve piknik alanları gibi aktiviteleriyle ilimizin en göze çarpan turistik tesisi görünümündedir. Asar Tepesi ve Gaziler Köyünde kale, sütun ve mezar kalıntıları, Hacı Musa beldesinde ise ağaç işçiliğinin ürünü olan Herkime Evleri bulunmaktadır.
Kdz.Ereğli

Doğal bir liman konumundaki Kdz.Ereğli, Megaralı ve Boiotialı kolonilerce kurulmuş, daha sonra adı Herakleia Pontica olmuştur. Frig, Kimmer, Lid, Asur, Med, Makedon, Roma, Bizans, Ceneviz ve Selçuklu uygarlıklarına mekan olan ilçe, 1320 tarihinde Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Kdz.Ereğli yakınlarındaki Köseağzı mevkiinde kömürün bulunması ve maden ocaklarının işletmeye açılmasıyla birlikte yöre önem kazanmış, 1960′ta ülkemizin ikinci büyük demir çelik fabrikası olan Erdemir’in açılmasıyla bir sanayi kenti kimliğine kavuşmuştur.

İlçede antik çağdan ve daha sonraki uygarlıklardan kalan birçok tarihsel kalıntıya rastlamak hala olasıdır. Kale, sur duvarları, su kemerleri, deniz feneri, su sarnıcı, Ayasofya kilisesi, Bizans kilisesi, Halil Paşa Konağı, Hoca Nasrullah Efendi türbesi kentin tarihsel / kültürel geçmişinin izlerini taşımaktadır. Yarı tanrı Herakles’in (Herkül) Kerberus’la savaşımına mekan olan Cehennemağzı Mağaraları, hem ilkçağın önemli kehanet merkezi, hem de ilk Hıristiyanların gizli ibadet yeri olması gibi özelliklere sahiptir.

Kent içindeki parklar, Kırmacı,Çeştepe mevkileri, Kızılcapınar ve Gülüç baraj gölü çevresi, Belediye ve Erdemir plajları,Çavuşağzı, Kireçlik, Kandilli sahilleri yöre halkının rağbet ettiği başlıca rekreasyon yerleridir.

Madenci yürüyüşü

Posted on Ağustos 24, 2009 |

Bundan tam 18 yıl önce…
30 Kasım 1990′da Zonguldak’ta başlayan ve yüzbini aşkın insanın katılımı ile 6 Şubat 1991′de Mengen’de son bulan o ayaklanma!
Bu detayı hatırlamayanlar ya da atlayanlar için…

*Aşağıdaki yazı Birgün gazetesi 8 Ocak tarihli sayısından alıntıdır*

—————————–

O gün. Baretleri, çizmeleri, azık torbalarıyla işçiler, madenci anıtının önünde toplandılar. Suskun ve kızgındılar.

Birden kalabalıkta bir dalgalanma oldu ve kadınlar yürümeye başladı, kentin çıkışına doğru. Ardından sokaklardan akan o uğultu: “Gemileri yak-tık / geri dönüş yok / Gemileri yak-tık / geri dönüş yok “. Bir karar alınmamıştı. Kimse bir şey söylememişti. Ama Zonguldak Maden İşçileri ve Kadınlar Ankara”ya doğru yola koyuldular. Aslında yürüyen Zonguldak kentiydi.

“… Dağı tırmanırken arkaya dönüp baktığımda bir şehir gördüm, yani şehir geliyordu arkamızdan. Ağlamaya başladık…” diyor bir kadın işçi.

On binlerce kişiyle başlayan yürüyüş birkaç saat geçmeden yüz binleri aşmıştır.

İlk günün akşamı Devrek”te konakladılar. Fırınlar bedava verdi ekmekleri. Lokantalar, kahveler parasız yemek, çay… Her ev ağırlayabildiği kadar insanı ağırladı.

Sabah yürüyüş yeniden başladığında, Devrekliler, hiç unutamadıkları sevgi ve vefa yüklü bir büyük sesi dinlediler: “Devrek burada, devlet nerede”.

80″nin ve kuyuların karanlıklarından gökyüzüne yükselen bu umutlu ve kararlı ses Ankara”yı telaşlandırmıştır. Barikatlar, politik ve bürokratik manevralar, pazarlıklar başlamıştır.

•••
Mengen çıkışından sonra yüz bin insan, o soğukta, açıkta sabahladı. Ve sendikanın kararını beklemeye başladı.

Ankara otoyoluna birkaç kilometre kalmıştır. Polis ve jandarma panzerlerle yolu kesmiştir. İşçiler heyecanla, Seka işçilerinden ve başka yerlerden gelecek haberleri beklemektedirler. Sendika başkanı Başbakan ile görüşmektedir.

•••
İşçilerden biri, bir telefon bulup evini arar. Annesi, “Başkan yüzünü sıvazladı” der, “Televizyonda”. “Dönersen analık hakkımı helal etmem”.

•••
Kış. Ayaz. Sendika yönetimi bir toplantı düzenledi. Konu, kadınların geri dönmesi. Ama kadınların gösterdikleri tepki inanılmazdı. “Dönmediler, üşümediler, acıkmadılar, çocuklarını özlemediler…”

Ertesi gün – yer gök inlerken – sendika başkanı konuşmaya başladı. Konuştu, konuştu, konuştu… Korkunç bir sessizlik örttü yüz bin madenciyi. “Tarih yazdınız” diyor, “Bana hala güveniyor musunuz?” diyor. Cevap veriyor işçiler, “ölüme kadar gideriz”. “Öyleyse” diyor… “Geri dönüyoruz”.

Kalabalık dalgalandı.. Başkan ekledi hemen “Aranızdaki kışkırtıcıların sizi bölmesine izin vermeyin…” Artık beş bin kişiden oluşan işçi komitelerinin, dayanışmanın, demokrasi taleplerinin sonu gelmiştir. “Ve geriye dönüş gerçekten çok üzücüydü çünkü herkes ağlıyordu.”

100-130 bin madencinin günlerce yürüyüşünün öyküsü, madenler üzerine oynanan oyunlar, ekonomi politikaları, direnme ve sınıf olma hali, sendikalar, işçi demokrasisi, sol… ve daha çok şey üzerine kim ne deneyim aktardı geleceğe. Kim hatırlıyor…

Daha sonra toplu sözleşme görüşmeleri sıkıntılı süreçlerden geçecek, “dönüş” konusu üzerinde çeşitli tartışmalar yaşanacaktır ama…

“Eğer şu andaki duruma, bu sonuca geleceğini bilseydim, her ne pahasına olursa olsun geri dönmezdim” diyecektir yaşlı bir işçi bugün, o günleri anlatırken.

1991 yılının Ocak ayı… Bir kıssa bu. Hisseyi kim çıkarır?

Not:
Belki gülümsemek için, belki yine küçük bir hisse… Gözaltına alınan işçilere sormuş polisler, “Marks”ı tanıyor musunuz?” diye. “Bizim köyde öyle biri yok” diye cevaplamışlar, “olsa olsa öbür köydendir”.

18 yıl sonra yürüyüşün yıldönümü olan 4 Ocak”ta Zonguldak Maden İşçileri tıklım tıklım bir salonda bu filmi izlerken kim bilir neler düşünüyordu. Ama gözleri nemliydi…

Zonguldak tarihsel yapılar

Posted on Ağustos 24, 2009 |

TARİHSEL YAPITLAR

İlin henüz ışığa çıkmamış tarihi ve arkeolojik eserleri, ören yerleri önemli bir kültür turizmi potansiyeli olup bunların tarihsel çevresini oluşturan Kdz.Ereğli (Herakleia Pontike), Hisarönü (Teion) sadece tarihe değil, mitolojiye de konu olmuştur. Zonguldak turizm anlamında var olan bu gizilgücünü ülkemizin pek çok yöresi gibi turizm pazarına henüz sunabilmiş değildir.

Kdz.Ereğli (Mariandin/Marianydn,Herakleia Pontike)
M.Ö. VI. Yüzyılda Frig soyundan gelen Ereğli�nin ilk adı Mariandyn�dır. Daha sonra Herakleia Pontike adını alan kenti, söylenceye göre mitolojinin ünlü kahramanı yarı tankı Herakles (Herkül) kurmuştur. Mitolojide �Herakleia� adıyla kurulmuş yedi kentten biri ve en önemlisi olan Herakleia Pontike; Roma, Bizans Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarını yaşamasına karşın tarihin çeşitli dönemlerinde yağmalanmıştır.
    [ Ekli Dosyaları Görüntüleme İzniniz Yok ]
Rastlantı ya da inşaat evresinde ortaya çıkan mezarlar, lahitler, sütunlar ve Çeştepe mevkiindeki tümülüs, Bozhane Cami, Halil Paşa Cami, Kırmanlı Cami, Molla Halil Cami, Ali Molla Cami, İskele Cami, Ağa Cami, Hacı Eşref ve Akarca Mescitleri, Kayabaşı Ziyaretgahı, Aktaş Şeyhi Türbesi, Seyit Nasrullah Efendi Türbesi, Keşif Tepedeki (Çeştepe) Demirci Dede, Kentteki Kuştepe ve kıyıdaki Mersin Dede yatırları, Hacı Mehmet Çeşme ve Murtaza Mahallesi Çeşmesi yanında, on sekiz adet sivil mimarlık örneği yapı Kdz.Ereğli�deki tescilli ekinsel değerlerdir.

a) Acheron Vadisi Ören Yeri

Cehennemağzı Mağaralarının bulunduğu yöredir. Yörede dikkati çeken kalıntılar ilk hıristiyanların ibadethane olarak kullandığı mağaradır.

b) Sur Kalıntıları

Hellenistik döneme ait olan sur parçalarında çok sert, gri, renkli kireçtaşından iri ve kalın blok taşları kullanılmıştır. Bu taş bloklar yan yana ve harçsız yerleştirilerek, aradaki küçük taşbloklar yatay hatlarıyla desteklenmiştir.

c) Kdz.Ereğli Kalesi

Kdz.Ereğli�nin kent surlarının çevrelediği tepede bulunmaktadır. Bizans Dönemi�nde XIII. Yüzyıl başlarında yapılan kale ve çevre duvarları vardır.

d) Herakles (Herkül) Sarayı

İri kesme taş bloklarla ve özenli bir işçilikle inşa edilen bu yapı kalıntısı antik döneme ait olup, iki cephedeki duvar kalıntıları dışında tümüyle yıkık durumdadır.

e) Su Tesisleri

Antik çağda kentin su gereksinimini karşılamak üzere inşa edilen su tesislerinin Roma Dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Kandilli yakınlarından başlayan (Balı Köyü) ve yaklaşık 16 km bir hat boyunca kente ulaşan su şebekesi kent sularının yakınında bulunan bir havuzda toplanmakta ve havuzdan çıkan bir kaç kolla, kanalla su kent alanının merkezine aktarılmaktadır.

f) Çettepe Fener Kulesi

Kdz.Ereğli�nin kuzeyinde Çeştepe�de deniz seviyesinden yaklaşık 200 m yükseklikte bulunan kulenin Hellenistik Dönemde yapıldığı ve Bizans Döneminde de yeniden inşa edildiği anılmaktadır.

g) Bizans Sarnıcı Kalıntısı

Kdz.Ereğli Akarca mahallesinde bulunan ve Bizans döneminden kalma olduğu anlaşılan sarnıcın hemen hemen tümü toprak altında bulunmaktadır. Bir hafriyat çalışması sırasında ortaya çıkan sarnıcın tahribata uğramaması için içi doldurulmuş, ancak açık kalan bölümü tahrip olmuştur.

h) Krispos Anıt Mezarı

Kdz.Ereğli�de gösteriler yapan ve orada ölen eski Mısırlı pandomim sanatçısı Krispos�un anısına yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 2.10 m yükseklikte bulunan anıtın önünde 19 satırdan oluşan ve kazılarak yazılmış bir şiir bulunmaktadır.
    [ Ekli Dosyaları Görüntüleme İzniniz Yok ]
i) Bizans Kilisesi

Kdz.Ereğli Akarca Mahallesinde bulunan kilisenin bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan Çelikel Camii yeralmaktadır. Bizans dönemine ait kilisenin döşeme mozaiği ve duvarının bir bölümünde yer alan fresko kalıntıları caminin bodrumunda bulunmaktadır.

j) Ayasofya Kilisesi (Orta Cami)

Sularla kaplı kent alanının içinde Bizanslılar tarafından inşa edilen Hagia Sophia (Kutsal Akıl) kilisesi, camiye çevrildikten sonra Orhan Gazi ya da Cami olarak anılmaktadır.

k) Halil Paşa Konağı

Konak, 19. yüzyılın sonlarına doğru Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılmış ve antik spoli malzemelerle ilgi çekici bir görünüm kazanmıştır. Ereğli�nin en önemli sivim mimari örnekleri arasında yeralan bu iki katlı kargir konak, müze olarak kullanılmak üzere 1993 yılında restore edilmeye başlanmış ve 1 Ağustos 1998 tarihinde hizmete açılmıştır.

l) Kdz.Ereğli Müzesi (Halil Paşa Konağı)

Müzenin zemin katında Ereğli ve çevresinden toplanan Grek, Roma, Bizans dönemlerine ait mermer mezar atelleri, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar, takılar, çeşitli madeni eserler, kandiller ve figürlerden oluşan arkeolojik eserler sergilenmektedir. Müze bahçesinde ise, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait sütun başlıkları, sütun gövde ve kaideleri, çeşitli mimari parçalar, lahitler ve pandomim sanatçısı Krispos�un anıt mezarı sergilenmektedir.

Zonguldak festivallari

Posted on Ağustos 24, 2009 |

17 ŞUBAT BİRLİK VE BERABERLİK GÜNÜ KUTLAMALARI
YERİ VE TARİHİ : Alaplı – 17 Şubat
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Alaplı Belediye Başkanlığı

KARADENİZ EREĞLİ OSMANLI ÇİLEĞİ KÜLTÜR FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Kdz.Ereğli – 18 Haziran
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Karadeniz Ereğli Belediye Başkanlığı-
Osmanlı Çileği Üreticilerini Koruma Der.

NEBİOĞLU SÜT YOĞURT HAYVANCILIK FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Çaycuma – 24-25 Haziran
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Nebioğlu Belediye Başkanlığı

ULUSLAR ARASI SEVGİ BARIŞ DOSTLUK KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Kdz.Ereğli – Temmuz 1.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı

YAYLA FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Devrek – 14-15 Temmuz
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Eğerci Belediye Başkanlığı

ULUSLARARASI DEVREK BASTON VE KÜLTÜR FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Devrek – Temmuz 3. Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Devrek Belediye Başkanlığı

YAZ FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Merkez – 24 Temmuz
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Çatalağzı Belediye Başkanlığı

ULUSLARARASI ALAPLI FINDIK KÜLTÜR TURİZM VE
SPOR FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Alaplı – Temmuz 4.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Alaplı Belediye Başkanlığı

KDZ. EREĞLİ HAMSİ FESTİVALİ
YERİ VE TARİHİ : Kdz.Ereğli – Aralık 4.Haftası
DÜZENLEYEN KURULUŞ : Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı

MADENCİLİK BAYRAMI
YERİ VE TARİHİ : Merkez – 04 Aralık
DÜZENLEYEN KURULUŞ : T.M.M.O.B. Maden Mühendisleri Odası