Tatil Otelleri Rehberi, Ucuz Otel, Otel Rehberi, Tur Rehberi

Gitmeden önce fikir sahibi olun.

Yalova otel

Yalova polisevi nerede

Posted on Ocak 29, 2010 |

Yalova polisevi hakkında hiçbi bilgi bulamadım sanırım yalovanın polisevi yok tekrardan araştırıcam yalova polisevinin adresini bilen arkadaşlar cevap yazsın lütfen

Atatürk ve yürüyen köşk hikayesi

Posted on Ağustos 16, 2009 |

ATATÜRK VE ‘YÜRÜYEN KÖŞK’Ü

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk, tarımda modern teknikleri kullanılması, çevre üreticilere örnek olması ve onların nitelikli fidan, fide, damızlık ihtiyaçlarının karşılanması için kişisel mülki olan Yalova’nın doğusundaki ‘Millet Çiftliği’ni bu amaca uygun olarak düzenletmiştir. Çiftlik içinde, deniz kıyısında, ikameti için 1929 yılında bir çınarın yanında iki katlı mütevazi bir köşk yapılmıştır.

‘Yalova Benim Kentim’ diyen Atatürk Yalova ile yakından ilgilenmiştir. Yalova’ya 1936 yılındaki gelişinde köşkün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkânsız olan bir emir verir: “Ağaç kesilmeyecek. Bina kaydırılacak.” Görev İstanbul Belediyesi Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi’ne verilir. Sorumlu baş mühendis Ali Nuri (ALNAR) binanın temellerini açtırır. Temellerin altına zor ve çok yavaş ta olsa raylar döşenir. Bina rayların üzerinde doğuya doğru 4 m kaydırılır. 11 Ağustos 1936 günü yapılan bu işlemi yanında bulunan kız kardeşi Makbule (ATADAN) Hanım, Affet (İNAN) Hanım, Yunus Nadi (ABALIOĞLU), Muhafız K. İsmail Hakkı (TEKÇE), Yaver B.N.B. Nasuhi Bey ve diğer ilgililerle baştan sona izler.Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar Ağacıda kesilmekten kurtulur.
 
O günden beri köşkün adı “Yürüyen Köşk” olarak kalmıştır.

Köşk’ün Yürütülmesi

Esenköy

Posted on Ağustos 16, 2009 |

Yalova esenköy hakkında bilgiler.Esenköy Yalova merkezine 32 km. Çınarcık ilçe merkezine 19. km. Armutlu’ya ise 19 km. uzaklıktadır. 1994 yılında Belediye olan beldenin nüfusu 4000 kişidir.

Esenköy yerleşimi Marmara Denizi ile denize paralel uzanan dağların yamaçları arasında bulunmaktadır. Ancak yamaçlarda eğim genelde %30′un üzerinde olduğu için Esenköy’ün gelişimi kıyı boyunca mümkün olmaktadır. Esenköy Belediyesi sınırları içinde tarımsal amaçlı kullanılan araziler genelde zeytinliktir. Bölgenin topoğrafık yapısı nedeni ile eğimli alanlarının fazla olmasından dolayı bu alanlarda zeytinlik gelişmiştir. Ancak bu tarımsal faaliyet türü Esenköy’de ikinci konut gelişmesiyle gerilemiştir. Bu alanda başka faaliyet türü olarak balıkçılık görülmektedir.

Esenköy 1994 yılında belediyelik olduktan sonra yerleşmede yatırım projeleri hazırlanmaya başlanmıştır. Karayolları genel müdürlüğünce Yalova – Armutlu sahil yolu bağlantısını sağlayacak ulaşım arteri için çalışmalar sürmektedir.

2000 yılı sayımına göre , ilçenin genel nüfusu, 21.650 olup, bunun 8.953’ü ilçe merkezinde, 12.697’si ise belde ve köylerde yaşamaktadır.İlçe nüfusunun %65’i kadın,%35’i erkektir.
Toplam nüfusun 3.318’i Esenköy, 2.678’i Koru, 2.194’ü Teşvikiye, 2.095’i Kocadere
557’si Şenköy, 1.501’i Çalıca ve 354’ü Ortaburun’da yaşamaktadır.İlçedeki toplam nüfusun %60’ı turizm sektöründe , %40’ı ise ormancılık, tarım, hayvancılık sektöründe çalışmaktadır.

Esenköy’de deniz ulaşımım sağlamak amacıyla balıkçı barınağı ve yat limanı yapılmıştır.Yaz aylarında tarifeli İstanbul Yenikapı –Esenköy arası Deniz Otubusü Seferleri yapılmaktadır. 
 
İlçenin ekonomik kazançlarından biri de, köy ve beldelerde ağırlıklı olmak üzere, ormandan makta karşılığı odun kesimidir. İlçe, 11721.5 hektar orman alanına sahip olup, bunun %78’i verimli, %22’si verimsizdir.1945 yılında kurulan Orman İşletme Şefliği, bu alanda halka hizmet vermektedir.Ormandan toplanan kestane ve ıhlamur da gelir sağlanan diğer ekonomik ürünlerdir.
 
Esenköy yerleşmesinin gelişimi doğal gelişim dışında 2. konut talepleriyle olmaktadır. Yerleşmenin kış nüfusu 4000 iken yaz nüfusu 70.000 – 80.000 kişi olmaktadır.

Beldede İlköğretim okulu 9 derslik ve yaklaşık 400 öğrenci, 25 öğretmen kadrosu ile hizmet vermektedir. 2000 yılında faaliyete geçen Milli Eğitim bakanlığına bağlı Esenköy hizmet içi eğitim tesisleri de beldeye canlılık kazandırmıştır.
 
 
Esenköy Tarihi
Esenköy’ün eski adi “Katirli”dir. Yüzyil basinda Yalova bölgesinin en kalabalik, en zengin Rum köylerinden biriydi. Tek ulasim denizdendi. Çaliskan köylüler, deniz kiyisindan baslayip, yürüyerek 1,5 saatte ulasilan sarp dag tepelerine kadar her yeri zeytinlik yapmis, aralarini kestane, ceviz ve meyve agaçlariyla zenginlestirmisti. Her sonbaharda, üretilen zeytin, zeytinyagi, ceviz ve kestane gemilerle Istanbul’a tasinir, oradan imparatorlugun dört bir kösesine yayilirdi. 1921 Nisan’inda köye çikan Yunan askerleri köyün kaderini degistirdi. Karadan Yalova’ya yürüyüse geçtiler, çetelecilerin yardimiyla katliam yaptilar. Onlar çekilince ibre tersine döndü. Katirli’dan kaçmak zorunda kalan Rumlar, mübadeleyle Yunanistan’a gönderildi. Yerlerine Kafkas göçmeni Gürcü ve Lazlar yerlestirildi. Etnik kökenlerine göre iki ayri mahalle olusturan yeni ahali hayvancilik, ormancilikla ugrasti, gönülsüz de olsa zeytincilik yapti. . 1970’lerin basinda balik ihracati ve pansiyon turizmiyle hareketlenen köy ekonomisi, 1980’lerde tamamen turizme yöneldi. Ve Kral dedi ki! “Bana öyle bir yer bulun ki adi Cennet olsun…” Atlilar yola çikti dünyayi dolastilar. Katirli daglarinin eteklerinde ormani, yesilin her tonunu, masmavi berrak denizi, uzayip giden kumsali, Marmara Denizi’nin kiyilarinda rüzgari poyrazdan hafif hafif esen bir balikçi köyünde buldular.

Yalova teramalleri

Posted on Ağustos 16, 2009 |

Yalovada termal otellerde oldukça fazla sayıdadır.

Dünya insanının özlem duyduğu muhteşem bir doğa harikası, bulunmaz bir şifa kaynağı Termal. Yemyeşil ormanları, doğal bitki örtüsü, tarih değeri ve şifalı su kaynakları ile dünyada eşine az rastlanan ender yerlerden biridir.

Yaz kış yerli ve yabancı sayısız turistin uğrak yeri olan Termal ilçesi cennet misali manzaraları ile bulunmaz bir turizm kaynağıdır.

Gelen ziyaretçiler doğal dokuyu bozmadan düzenlenmiş rahat ve huzurlu gezi yollarında adım adım yeşil cennetin derinliklerini keşfedebilir, nefis manzaranın koynunda gönlünce piknik yapabilir, çay bahçeleri kafeterya ve lokantalarda yöresel yemeklerin tadına bakabilir, şifa bulmak isteyenler ise kaplıca sularının yanı sıra mis gibi ıhlamur ve kekik kokularının arasında doğanın gerçek tadı ile karşılaşabilirler.

Çınarcık

Posted on Ağustos 16, 2009 |

Yalova’nın en çok tanınan, merkeze uzaklığı 16 km olan tatil bölgelerinden biridir. Plajları, kampları piknik alanlarıyla birlikte eğlence, dinlenme ve konaklama alanlarıyla halka sürekli açık olan tam bir eğlence merkezidir. İlçeye bağlı olan 34 Km. uzaklıktaki Esenköy Beldesi doğal güzellikleri, plajları temiz ve iyotlu havasıyla güzel bir tatil beldesidir.

Tarihçesi :

Çınarcık’ta Karpuzdere, Kanlıçınar ve Üçpınarlar mevkiilerinde Bizans ve Osmanlılar’dan kalma eserlere rastlanmış olması, bölgenin o dönemlerde de yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Özellikle Osmanlı döneminde önemli bir yeri olup, donanmaya ait gemilerin ve sarayın tüm gereksinimi Paşa Limanı aracılığıyla Çınarcık bölgesinden karşılanmıştır.

Çınarcık’ın Rumlar dönemindeki adı temiz havası olan şehir anlamında Kio’dur.

Yerleşim halkını 93 harbinde Batum’dan gelen göçmenler oluşturmaktadır. Günümüzde Çınarcık yazlıkları, otel, motel ve pansiyonları ile turizmin geliştiği bir yöre niteliği kazanmıştır. Çınarcık’a bağlı 7 köy bulunmaktadır.

Erikli Yaylası

Erikli Yaylası Yalova-Çınarcık’ta Teşvikiye Köyü’nün 6 km. yukarısında eskiden yaylacıların yaz aylarında kaldığı, şu anda boş, denizden 600m. yükseklikte bir yayla. Kestane, karaağaç, ıhlamur, göknar ve elma ağaçlarıyla dolu bu yürüyüş parkurunun en önemli özelliği, kenarından yürüdüğümüz Erikli Deresi üzerinde pek çok şelale olması. Yürüyüşümüz Erikli Yaylası’nın 4 km. aşağısından başlıyor. Yaylada verdiğimiz kısa moladan sonra şelalelere doğru hareket ediyoruz. Yayladan sonra dere kenarındaki patikadan 30 dakikalık bir yürüyüşle ağaçların arasına gizlenmiş şelalelere varıyoruz. 10 m.lik şelalenin üzerine çıktığımızda bizi daha küçük bir şelale karşılıyor.