Karabük otel
Karabük polisevi nerede
Posted on Ocak 25, 2010 |
Polisevi · 3 Nisan Polis Merkezi-Asayiş Şb Müdürlüğü · Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği · Beşbinevler Polis Merkezi · Şehit Mehmet Esen Polis Merkezi
karabük polisevi hakkında bi bilgiye ulaşamadık araştırmaya devam ediyoruz.
Safranbolu festivalleri tarihleri
Posted on Temmuz 19, 2009 |
Safranbolu Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali : 20-23 Eylül
Safranbolu Kaymakamlığı Fotoğraf Yarışması : Ağustos Ayı
Uluyayla Şenlikleri : Ağustos Ayı
Çıraklar Köyü Çörek Şenliği : Ağustos Ayı
Yörük Köy Şenlikleri : 1 Eylül
Safranbolu yemekleri
Posted on Temmuz 19, 2009 |
Karabük’ün turizm merkezi Safranbolu’da evlerin restorasyonu ile oluşturulmuş pek çok yeme-içme ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Safranbolu, yöresel yemekler açısından çok zengin bir bölgedir. Geçmişinden gelen Türk kültürü temelli yemeklerinden vazgeçmemiş, ziyaretçilerine de misafirperverliğiyle beraber bu yemeklerin sunumunu devam ettirmiştir.
Safranbolu’nun en önemli tatları arasında yer alan ‘gözleme’yi tatmak istiyorsanız kesinlikle Yörük Köyü’ne uğramanız gerekiyor. Peynirli, ıspanaklı ve kıymalı çeşitleri arasından dilediğinizi seçebilir; tadı damağınızda kalacak çok güzel bir öğle yemeği yiyebilirsiniz. Bu gözlemeleri İstanbul’da bulurum diye geçiştirmeyin! Kesinlikle Safranbolu’da deneyin!
Kuyu kebabı, yayım makarnası ve su böreği de denemeniz gereken diğer Safranbolu tatlarıdır.
Akşamları Çarşı bölgesinde yoğunlaşmış eğlence mekanlarında canlı müzik dinlenebilir. Her zaman taze satılan, fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu lokumu, Safranbolu Evleri kadar ünlüdür.
Karabük dogal güzellikleri
Posted on Temmuz 19, 2009 |
Göktepe Tabiat Parkı
Geleneksel Zümrüt Yenice Göktepe Şenliklerinin yapıldığı Göktepe Tabiat Parkı (Göktepe Yaylası) Yenice’nin en güzide ve halk tarafından yaz ayları boyunca dinlenmek ve piknik yapmak üzere tercih edilen orman içi sayfiye yeridir. İlçe merkezine 9 km mesafededir.
Şeker Kanyonu
Karabük Yenice Karayolunun 3. kilometresinde yer alan Şeker mevkiinden başlayan kanyonun toplam uzunluğu 6.5 kilometre olup 2 kilometresinden yol geçmekte ve sonra 4.5 km kanyoning yapmaya uygun bir alandır. Bu alanda yer yer zorlu geçişler ve daralmalar vardır, bazı yerlerde yüzmek zorunlu hale gelmektedir. Kanyon yüksekliği 100 metreden başlayıp 250 metreye kadar yükselmektedir. Kanyonun kayaları kaya tırmanışları için uygun bir yapıya sahiptir.
Eğri Ova Piknik Yeri
İlçeye 25 km. mesafede Adiller Köyü Ulupınar Ormanlık alanında Eğriova Mevkinde 12.000.- M2 yüzölçümünde 5 m. derinliğinde Suni gölet bulunmaktardır. Masa bank tipi oturma yerleri, ocaklar çeşmeler bulunmakta olup, olta ile balık avı yapılmaktadır. Doğa yürüyüşleri ve çadırlık kamp için uygundur.
Esencik Göleti
Esencik Göleti(kulüp Köyü)İlçenin kuzey doğusunda Pınarbaşı-Azdavay yolu üzerinde yer alır.Merkeze uzaklığı 11 km. civarındadır.Esencik köyü içersinden sola dönüldüğünde asfalttan 200 m. civarında içeride yer alır.Pınarözü köyü sağ yol ayrımından gidildiğinde uzaklık6-7km civarındadır.Fakat yol stabilize olduğundan modelli arabalar için tercih edilmez.Gölette tuvalet ve piknik masaları mevcuttur.
Göktepe Tabiat Parkı
Geleneksel Zümrüt Yenice Göktepe Şenlikleri’nin yapıldığı Göktepe Tabiat Parkı (Göktepe Yaylası), Yenice’nin en güzide ve halk tarafından özellikle yaz ayları boyunca dinlenmek ve piknik yapmak üzere tercih edilen, orman içi sayfiye yeridir. İlçe merkezine 9 km. mesafededir.
Yaylalık Dinlenme Tesisleri
Yenice Orman sınırlarının içinde yer alan Araştırma Ormanı’nın Sala-vattcpe serisinde yer alan ve Araştırma Şetliği binasının olduğu alanda Orman Bakanlığı tarafından 14 yataklı bir otel inşaatı tamamlanmak üzeredir. Bu yatırım aynı zamanda orman turizminin altyapısını oluşturacak niteliktedir.
Acısu
Böbrek ve romatizma hastalarının şifa niyetiyle kullandıkları acı su kaynaklarından en bilineni, Sarıot orman bölgesinde, Yenice-Salavattepe orman yolu üzerinde yer alanıdır. Yenice’ye 30 km.’dir. Burada Orman İdaresi tarafından yıllar önce yapılan beton barınaklar mevcuttur. Çevre ile ve ilçelerden gelerek burada şifa arayanların sayısı hayli fazladır. İçildiğinde böbrek taşlarının düştüğüne, sıcak su banyosu yapıldığında romatizma hastalığını iyileştirdiğine İnanılır. Yine Yenice încedere orman serisi
Kaptan mevkiinde ve Yamaç Köyü’nde aynı özellikte iki adet acı su kaynağı daha bulunur.
Mağra
Yenice-Karabük Demiryolu üzerinde, ilçe merkezine 2 km. mesafede bulunan ve halk tarafından ”İn” olarak adlandırılan mağara, yer altı araştırmalara konu olabilecek özelliklere sahiptir.
Osmanlı döneminde ”İn Divanı” ve bağlı kariyeler, adını bu mağaradan almış ve uzun süre bu yer halkının yaşantısında önemli bir yer tutmuştur. Daha yakın zamanlara kadar sürü sahiplerinin, özellikle kış aylarında sürülerini barındırmak için bu mağarayı tercih ettikleri bilinmektedir. Çünkü mağara içinde 600-700 başlık keçi ve koyun sürüsünü barındırabilecek alanlar mevcuttur.
Halk arasında mağara ile ilgili bir rivayet vardır ki, çok ilginçtir. Rivayet, mağara içinde bulunan kuyuya düşen bir köpeğin Bartın’dan çıktığı şeklindedir.
Bulak (Mencilis) Mağarası
Merkez ilçe bulak köyünde bulunan bu mağara 6,5 km uzunluğu ile ülkemizin 4. büyük mağarasıdır. İçerisindeki dikitler, sarkıtlar, traventenler, göletler ve yer altı nehirleri ile bir tabiat harikasıdır.
İldeki muhtelif mağaralardan diğerleri ise Sipahiler köyünde bulunan 61 basamakla çıkılan bir mağara ve Safranbolu İlçesinde bulunan Hızar Mağarasıdır.
Akkaya Termal
Sıcaksu Kaynağı (Eskipazar-İmanlar Köyü’nün yaklaşık 1 km. kuzeyinde; muhtemel bir fay zonundan aynı doğrultuda birkaç yerden çıkmaktadır. Sıcaklık 35-40 C ve debisi 4 lt / sn’ dir.
Karabük tarihi ve turistik yerleri
Posted on Temmuz 19, 2009 |
İl Trafik No: 78
Yüzölçümü: 1.376km²
Nüfus: İl 142.569, kent 225.102 (2000)

Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Karabük, Tarihi Safranbolu evleri ve antik kentleri ile bir turizm cennetidir.
Karabük, Türk Ulusunun tarihinde, sanayileşmeyi simgeleyen kent olmanın haklı gururunu taşımaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ulu Önder Atatürk’ün sanayileşme yolunda aldığı devrim kararı üzerine, Türkiye’nin ilk entegre demir-çelik tesisinin yeri için, maden kömürü havzasına ve sahile yakınlığı, demiryolu güzergahında bulunuşu ve stratejik uygunluğu nedeni ile Karabük seçilmiştir.
İLÇELER:
Karabük ilinin ilçleri; Eflani, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu ve Yenice’dir.
Safranbolu: Çok eski dönemlere dayanan bir tarihi geçmişe sahip olması ve çeşitli uygarlıklar nedeniyle Safranbolu’nun adı da sıklıkla değişmiştir. Türklerden önce şehrin Theodorapolis ve Dadybra adlarını aldığı bilinmektedir. Selçuklular, beylikler ve Osmanlılar zamanında; Zalifre, Taraklı Borglu, Zağfiran Benderli, Zağfiranbolu adlarıyla anılmış olup 1940 yılından sonra şehrin adı, Safranbolu olarak kesin şeklini almıştır.
Kentin bilinen tarihi, Safranbolu kalesinin IX. Yüzyılda Anadolu’ya akın yapan Müslüman Arapların saldırılarını durdurmak amacıyla Bizanslılar tarafından yapılmasıyla başlar. Ancak bundan önce Kıranköy kesiminde Ayestefenos Kilisesinin 515 tarihinde yapılmış olduğuna bakarsak şehrin tarihinin Roma döneminden öncesine kadar uzandığı anlaşılmaktadır. Safranbolu, Bizanslılardan sonra, Çobanoğulları ve Osmanlılar zamanının önemli yerleşme alanı olarak tarihte yerini almıştır. Osmanlılar zamanında XVI yüzyılda Anadolu Eyaleti sınırları içinde Bolu Sancağını oluşturan 16 nahiyeden birisi idi. 1694’de Bolu Sancağı kaldırılınca Bolu ve Viranşehir bağımsız Voyvodalıklara ayrılmıştır. Voyvodalık uygulamasına II. Mahmut 1811 tarihinde son verir ve Viranşehir Sancağı kurulur, yönetim merkezi Safranbolu olur. Viranşehir dönemi 1811-1870 yılları arasını kapsar. 1870 yılında kaldırılan Viranşehir Sancaklığından sonra Safranbolu Kastamonu Sancağına bağlandı. 1927 yılına kadar da bu sancağa bağlı olarak yönetildi. 1927 yılında Zonguldak’a 1995 yılında Karabük Vilayet sınırları içinde yer aldı.
Yenice : Karabük’e 35 km. mesafede olan Yenice’nin tarihi, bölgenin eski tarihi geçmişine benzer olup, Selçuklular döneminden itibaren önemli bir yerleşim yeri olmuştur.
Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında, dünyanın ender bölgelerinde görülebilecek, bir çoğu anıtsal boy ve kalınlığa ulaşmış ağaç türleri ile gerçek bir ağaç müzesidir. Bu ormanlarda barınan hayvanların çeşitliliği, yaban hayatı yönünden Yenice’ye ayrı bir değer kazandırır. Ormanların bazı bölümleri “Tabiatı Koruma Alanı” ilan edilmiştir. Gökpınar mevkiindeki 4 Hektarlık bir alan, 40 çeşit ağaç türü ve çok sayıda hayvanı ile birlikte Arberatum olarak tescil edilmiştir.
Ormanların yanı sıra, ilçe sınırlarındaki yaylalar, mağaralar, kanyonlar, şifalı olduğu bilinen su kaynakları, orman içine tesis edilmiş bulunan dinlenme mekanları tabiat parkları, ilçenin diğer değerlerini oluşturmaktadır.
Eskipazar : Karabük’ün güneyinde, il Merkezine 36 km uzaklıkta bulunan Eskipazar’da Proto-Hititler’ den kalma çevrede pek çok kaya mezarı ve tümülüs bulunmaktadır. Bu dönemden kalma, ilçeye 3 km. uzaklıkta kalıntıları bulunan antik kent, en az 4 medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Üzerinde pek çok tapınak ve yazıtların bulunduğu Asar Kalesi, Asar Tepesindeki Kaya tünelleri, Roma Döneminden kalma kaya mezarları, ormanları ve soğuk suyu ile ünlü Çetiören Mesire Yeri, Bayındır İçmecesi ve Soğanlı çayında yetişen tatlı su balığı, Eskipazar’ın ilgi çeken değerleridir.
Eflani: İlçede ilk yerleşim M.Ö. I. Yüzyılda Bitinyalılar tarafından Roma’ya karşı bir savunma hattı oluşturmak amacıyla kurulduğu sanılmaktadır. İlk ve Ortaçağlarda Amasra kolonisinin İç Anadolu ile bağlantısını sağlayan yol üzerindeki bir savunma şatosu olarak yapılmıştır. Bu şatoyu Bithynia Hükümdarı Nikomedes’in oğlu Pylomes tarafından yapıldığı ve onun adını taşıdığı, Eflani adının buradan geldiği tahmin edilmektedir.
Yöre M.Ö. 70 yılında Roma, daha sonra Bizans egemenliğine girmiştir.Kaynaklar incelendiğinde Eflani’nin tarihi hakkında çok eskilere varan bilgilere rastlanılmamaktadır. Bu topraklar üzerinde kimlerin yaşadığı, hangi medeniyetlere sahne olduğunu kesin olarak bilinmemektedir.
1084’de Kastamonu ve Sinop bölgesini fetheden Kara Tiğin Bey bir süre buraya hakim olmuş, daha sonra da Bizanslıların eline tekrar geçmişse de 1213 yılında tekrar Türklerin eline geçmiştir. 1469 tarihinde Fatih Sultan Mehmet Ceneviz problemini halletmek üzere Amasra üzerine yürüyen Osmanlı birlikleri Eflani’de toplandı. Deniz yoluyla Amasra önüne gelen Murat Paşa komutasındaki birlikler Amasra limanını teslim alınca Eflani’deki birliklerinden ayrılan garnizon, Amasra’ya gönderildi. Kastamonu’nun bir sancak haline getirilerek Anadolu Beylerbeyliğine katılması üzerine, Eflani kalesinin artık stratejik bir fonksiyonu kalmadı. Eflani’nin askeri değerini kaybetmesi ile sadece çevre köyler için bir Pazar yeri olarak basit bir ekonomik değer taşımakta ve bundan sonraki kaynaklarda Eflani’den “Pazar” adıyla bahis olunmaktadır.
Kanuni devrinde Eflani, 80 akçelik küçük bir kadılık olarak teşkilatlandırılmış ve Kastamonu Sancak Beyliğine bağlanmıştır. Tanzimat’tan sonra kurulan yeni vilayet teşkilatında ise 35 parça köyü ile Kastamonu vilayetinin Safranbolu ilçesine bağlı bir bucak haline gelmiştir. Cumhuriyetin ilanından önce Eflani Safranbolu İlçesine bağlı olup, Safranbolu ise Kastamonu iline bağlı bir ilçe durumunda idi.
Cumhuriyet döneminde Safranbolu’ya bağlı bir bucak merkezi olarak 1927 yılına kadar kaldı. 1927 yılında Safranbolu ilçesinin Zonguldak iline bağlanması ile Eflani de bucak özelliğini koruyarak Zonguldak ili sınırları içinde yer almış oldu. 1953 yılında çıkarılan kanunla Eflani ilçe merkezi oldu. 1995 yılında Karabük il olunca Karabük iline bağlandı.
Ovacık : İlçe antik çağlara rastlamakla beraber yüzeysel olarak çok eski dönemlerden beri bir yerleşim yeri olduğu bilinmektedir. İlçe sınırları içinde Eti, Lidya, Paflagonyalılar, Galatlar, Roma sonraki dönemlerde ise Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin etkileri görülür. Önceleri Bizans egemenliği altında olan ilçe toprakları Alparslan’ın Anadolu’yu 1071 yılında fethiyle birlikte Türklerin eline geçmiştir. 1350 yılında Osmanlığı egemenliğine geçerek 1416 yılında Çelebi Sultan Mehmet tarafından Çankırı Sancak Beyliği Çerkeş Kazasına bağlanmıştır. İlçenin tarihi hakkındaki sağlıklı bilgiler, Osmanlı İmparatorluğu dönemlerine rastlamaktadır. 1869 Kastamonu salnamesinde; 25 köyü, 2145 hanesi ve 7381 nüfus ile Çerkeş İlçesine bağlı bir bucak olduğunu 19. yüzyıl yarısında Şemsettin Sami ve Ali Cevat salnameyi doğrular nitelikte bilgiler vermişlerdir.
İlçenin Osmanlı dönemindeki ismi Ulak (Şehabettün) olarak anılmaktadır. Amasra Limanı ile Çankırı İç Anadolu arasındaki eski ticaret yolunun Çerkeş, Ovacık, Safranbolu, Bartın güzergahını takip ettiğini, bu yolun uzun ince, katırcı ve kervan yolu olduğu bilinmektedir. Ovacık, Çerkeş İlçesine bağlı bir bucak iken 19.06.1957 tarihinde ilçe olarak kurulması öngörülmüş, 01 Nisan 1959 yılından itibaren kuruluşunu tamamlayarak hukuken Çankırı İline bağlı Ovacık İlçesi olarak teşkilatlandırılmıştır. İlçe daha sonra 06.06.1995 yılında İl yapılan Karabük iline bağlanmıştır.