Tatil Otelleri Rehberi, Ucuz Otel, Otel Rehberi, Tur Rehberi

Gitmeden önce fikir sahibi olun.

Kahramanmaraş otel

Karaman taş kale

Posted on Temmuz 19, 2009 |

Manazan Mağaraları Yeşildere (İbrala) Taşkale (Kızıllar) Kasabaları arasında uzanan Yeşildere Vadisinin doğusunda, Karaman – Yeşildere Taşkale yolunun kenarındadır. Karaman’a uzaklığı 40 km. dir. Mağaralar içerisinde kil oranı yüksek kireçtaşı arazide, yüksek bir kaya kütlesine tamamen insan eli ile oyulmuş beş katlı toplu meskenler halindedir.

İlk iki kat doğu batı yönünde hücre şeklinde birçok odacıktan oluşmaktadır. Doğudan ve batıdan vadiyi kontrol edebilecek stratejik konuma sahiptir. Ortada bulunan yüksek kaya kütlesine oyulan diğer katlar yörede sırasıyla; Kum Kale, At Meydanı ve Ölüler Meydanı olarak adlandırılmıştır.

Mağaraların ön cephesi doğal olaylar sonucu tahrip olduğundan günümüzde belirgin bir girişi yoktur. 1. katta oyuntular şeklinde bir çok mezar odaları vardır. Bu katta doğudan batıya doğru sıralanan odalardan bazılarının şapel olduğu tespit edilmiştir. Bunların içerisinde bazı geometrik şekillerin ve freskoların izleri bulunmaktadır. Şapellerin en büyüğü doğu bölümde yer almaktadır. Üstü beşik tonozlu olup yamaçta yer alan güney cephe doğal olaylar sonucu yıkılmıştır.

Giriş katının doğusunda niş içerisinde bir Arcosolium (mezar odası) bulunmaktadır. İçinde sıva üzerine yazılmış kitabenin bir bölümü tahrip olmuştur. Okunabilen kısmında şu yazılıdır: “Ionnes şimdilik fani alemden ayrılışı ile iş bu lahiti kemiklerinin erimesi ve vücudunun toprakla bir olması için, ellerini ve ayaklarını bağlı tutarak ve gözlerini de aralık bırakarak, şöyle ki sonunu görmemek için”

Giriş kısmının yakınında sağda bir oyuğun içinde ezilmiş kireç taşı, saman, kil, yumurta akı, kaynamış bal ve bezir karışımından sıva üzerine ortada tahtta oturan Hz. Isa ve yanlarda Aziz figürleri bulunan bir duvar resmi yapılmıştır. Bu resim aşırı tahrip olduğundan ancak çok dikkatli incelendiği zaman görülebilmektedir.

Hemen hemen mağaraların ortasına rastlayan yüksek kaya kütlesinin ortasından 70 – 80 cm. yüksekliğinde, 50 – 60 cm. genişliğinde bir koridordan 3. katta çıkılan ilk bacaya ulaşılmaktadır. Katlar arasında iniş çıkışı sağlayan bu bacalar 1 x 1 m. ölçülerinde 8 – 10 m. yüksekliğindedir. Üst katlara iniş çıkışı sağlamak için kenarlara karşılıklı el ve ayak tutunma yerleri yapılmıştır. Bu düzenlemenin kısa boylular için ayrı yapılmış olması dikkat çekicidir.

3. kat yörede Kum Kale olarak adlandırılmaktadır. Dikdörtgen planda oyulmuş olan 3. kat galerisinin uzun olan doğu kenarında 6, batı kenarında 4 adet hücre odalar bulunmaktadır. Batı kenarında yer alan en son odadan bir koridor ve baca ile bir üst kata çıkılmaktadır. Galerinin sonunda bir sarnıç bulunmaktadır.

Kum Kaleden bir baca ile yörede At Meydanı olarak adlandırılan yaklaşık 10 X 50 m. ölçülerindeki büyük galeriye ulaşılmaktadır. Dikdörtgen plandaki 4. kat galerisinin güney kısa kenarı dışarıya bakmakta ve buradaki pencerelerden ışık almaktadır. Galerinin doğu uzun kenarında 15, batı kenarında 14 hücre oda bulunmaktadır. Bu katta odalar birbirinden bağımsız iki kat halinde yapılmışlardır. Odalardan bazılarının tabanlarında mezar oyuntuları bulunmaktadır. Galerinin sonunda bir sarnıç vardır.

Ölüler meydanı adı verilen 5. ve son kata 4. kat galerisinin kuzey köşesinden diğerlerine göre daha dar ve daha yüksek bir koridordan ulaşılmaktadır. Ayrıca 4. katla 5. kat arasında diğer yer altı şehirlerinde de görülen girişi kapatmaya yarayan bir düzenleme vardır. Galeri planı diğer katlara göre daha düzensizdir. Koridorun güney bölümünde pencere ve iki kolon bulunmaktadır. Söylentilere göre daha yakın zamana kadar burada 100 – 150 ceset düzenli bir şekilde sıralanmış halde bulunuyormuş. Ancak çeşitli nedenlerle tahrip olmuşlar. Buradan ele geçen ve kafası hariç vücudunun diğer bölümleri tamam olan genç bir bayan cesedi Karaman Müzesinde sergilenmektedir.

Mağaraların ne zaman oyulduğunu kesin olarak ortaya koyacak veriler olmamakla birlikte buradan ele geçen küçük buluntulardan mağaraların Bizans Devrinde 6. – 7. yüzyıllarda oyulduğu ve yerleşildiği anlaşılmaktadır. Mağaralar bu devirde hem güvenlik açısından hem de killi kireç taşının ısı ve nemi sabit tutması özelliği nedeniyle oyulmuş ve kullanılmış olmalıdır.

Karaman tarihi ve turistik yemek yenilecek lokantalar

Posted on Temmuz 19, 2009 |

Afra Restaurant – 213 33 20

Konak Restaurant – 214 69 89

Dağ Restaurant – 213 23 40

Park Restaurant – 214 01 54

Akdem Alabalık Tes. – 268 20 40

Kale Lokantası – 213 13 13

Gül Lokantası – 213 73 89

Karaman yapılabilecekler

Posted on Temmuz 19, 2009 |

- Doğa Yürüyüşü (Trekking),

- Avcılık,

- Balıkçılık,

- Kamp – Karavan,

- Kaplıca

Karaman ulaşım

Posted on Temmuz 19, 2009 |

Karaman, İç Anadolu Bölgesini, Akdeniz Bölgesine bağlayan transit geçiş yeri konumundadır.

İl merkezine, Konya 105 km., Ankara 363 km., İstanbul 772 km., İzmir 653 km. ve Mersin 236 km. uzaklıktadır.

İl merkezi, Ayrancı ilçesine 48 km., Başyayla ilçesine 190 km., Ermenek ilçesine 159 km., Kazım Karabekir ilçesine 22 km. ve Sarıveliler ilçesine 204 km. uzaklıktadır.

Demiryolu ile, Konya yönünden İzmir ve İstanbul, Adana yönünden Kurtalan’a kadar ulaşım sağlanmaktadır. İlden, İç Anadolu Mavi Treni, Toros Ekspresi ve Posta Ekspresi geçmektedir. Konya-Karaman arasında günlük raybüs seferleri yapılmaktadır.

Karaman müzesi

Posted on Temmuz 19, 2009 |

Müze, Karaman’ın merkezinde, Turgut Özal Caddesi üzerinde ve Karamanoğulları Beyliği Devrinin en güzel mimari örneklerinden birisi olan Hatuniye Medresesi’nin arkasında yer almaktadır.

Karaman ve çevresinde tarih öncesi ve tarihi devirlere ait birçok uygarlığın izlerine rastlanmaktadır. Bugün Karaman çevresinde pek çok höyük ve örenyeri bulunmaktadır. Ancak Karaman’da müzecilik faaliyetlerinin geç başlaması sonucu buralarda bulunan taşınabilir eserlerden birçoğu başka müzelere götürülmüştür.

Bu zengin arkeolojik ve etnografik eserlerin yerinde korunması gerektiği görüşünden yola çıkılarak bazı yerel yöneticilerin ve ileri gelen Karamanlıların desteği ile ilk müze 1961 yılında Turizm Derneği ve kütüphanede kurulmuştur. Eserler 1963 yılında çarşı içinde bir binada, 1966 yılında İbrahim Bey İmareti’nde, 1968 yılında kiralık bir evde, 1971 yılında ise şimdiki hizmet verdiği binada teşhir edilmiştir.

Müze binası iki katlı olup, her katta 550 m² kullanım alanı bulunmaktadır. Alt katta ileride ziyarete açılabilecek ikinci bir teşhir salonu, depo, fotoğrafhane, işlik ve kitaplık yer almaktadır.

Üst katta yer alan teşhir salonu iki seksiyondan oluşmaktadır; eserler 32 vitrinde teşhir edilmektedir. Arkeolojik seksiyonda Neolitik Çağdan Geç Bizans Çağına kadar birçok uygarlığa ait eser bulunmaktadır. Etnografik seksiyonda da Selçuklu, Anadolu Beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserler bulunmaktadır.

Müze bahçesinde çoğunluğu Roma Dönemine ait mezar stelleri olmak üzere Bizans ve Türk-İslâm Dönemine ait taş eserler yeşil saha üzerinde düzenlenmiştir.

Teşhirdeki eserlerden özellikle Canhasan Höyüğü kazılarından elde edilen Neolitik-Kalkolitik Çağ buluntuları dikkat çekicidir. 1, 2, 3, 14 ve 17 numaralı vitrinlerde sergilenen Canhasan Kalkolitik Çağ buluntuları arasında; pişmiş topraktan yapılmış çanak çömlekler insan ve hayvan figürinleri, taş baltalar, obsidiyenden ok uçları, kemikten yapılmış kazıyıcılar, kolye ve bilezikler, midye kabuğundan süs eşyaları, mavi apatit taşından kolyeler ve bazalttan yapılmış öğütme taşları da vardır.

Bronz Çağına ait eserlerin sergilendiği 4 numaralı vitrinde Sısanın Höyüğü ve Gökçe Köyü’nden çıkmış çanak çömlek eserlerin yanında Batı Anadolu Yortan kültürüne ait siyah, koyu gri renkte parlatılmış çanak çömlek eserler yer almaktadır.

Hellenistik Döneme ait eserlerin sergilendiği 5 numaralı vitrinde Mersin-Gelindere, Muğla İasos, Adıyaman ve Karaman çevresinden derlenmiş olan eserler bulunmaktadır. Bunların çoğunu lekitos ve tabaklar oluşturmaktadır.

6 numaralı vitrinde yer alan Roma Dönemine ait eserlerin çoğu Karaman-Taşkale, Bayır, Karacaören ve Kâzımkarabekir’den derlenmiştir. Pişmiş topraktan yapılmış insan ve hayvan figürinleri, kandiller, testicikler, tabaklar bulunmaktadır.

7 numaralı vitrinde Roma ve Bizans dönemlerine ait gözyaşı ve parfüm şişeleri sergilenmektedir. Bunların içerisinde düz ve desensiz olanlar olduğu gibi çok renkli ve bezemeli olanları da vardır.

8 ve 9 numaralı vitrinlerde Bizans Dönemine ait ahşap kapaklar, kutu parçaları, makyaj kutuları, bronzdan haçlar, altın takılar, bronz kandiller ve Bizans seramiğinden örnekler sergilenmektedir.

12, 13, 18 ve 19 numaralı vitrinlerde sırasıyla Yunan, Venedik, Roma, Bizans, Beylik, Karamanoğlu, Osmanlı ve Cumhuriyet sikke ve paraları sergilenmektedir.

15 numaralı vitrinde Urartulara ait bronz bilezik, figürin ve adak levhaları sergilenmektedir. Bu eserler genellikle satın alma yoluyla müzeye kazandırılmıştır.

16 numaralı vitrinde erken ve geç Hitit dönemlerine ait taştan damga ve silindir mühürler ile vitrin içerisinde bulunan mühürlerin baskı fotoğrafları sergilenmektedir.

Etnografik seksiyonda 20 numaralı vitrinde Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait çini, mozaik, lüster, sıraaltı ve sıraüstü çiniler, alçı kabartmalar, Çanakkale ve Kütahya çinileri sergilenmektedir.

21 ve 22 numaralı vitrinlerde Karaman çevresinden derlenmiş olan 14. ve 19. yüzyıl Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait üzerleri geometrik ve bitkisel süslemeli kazan, tepsi, sini, tabak, şifa tasları, havan, sefer tası ve ibrik sergilenmektedir.

24 ve 25 numaralı vitrinlerde ahşap eserlerden sedef kakma ile işlenmiş çekmece, nalın, çıkrık, kahve değirmeni, kahve soğutacağı, ayna kabı, kaşık muhafazası, ölçek kabı, dibek, müzik aletleri v.b. eserler sergilenmektedir.

26 ve 27 numaralı vitrinlerde genellikle Toroslar’da yaşamış Türkmenlerin kullandığı kumaş çadır süsleri, beşik, hayvan koşum takımları, giysi örnekleri, deri çizme sergilenmektedir.

28 ve 29 numaralı vitrinlerde Karamanoğulları Beyliği ve Osmanlı dönemlerine ait tezhipli Kur’anlar, fermanlar, şeriat mahkemelerine ait kararlar ve Ahi Evran Fütüvvetnamesi sergilenmektedir.

30 numaralı vitrinde değişik formlarda gaz lambası örnekleri sergilenmektedir.

31 numaralı vitrinde gümüş takılar, tepelikler, zülüflükler, kıstı, şildir, sikkeli fes ve cep saatleri sergilenmektedir.

32 numaralı vitrinde bölgede halen kullanılan el örgüsü çorap ve eldivenlerden örnekler sergilenmektedir.

33 numaralı vitrinde değişik hayvanlar için kullanılan farklı türden çan ve zil örnekleri sergilenmektedir.

Ayrıca iki adet masa vitrinde silahlar, barutluklar, vezne, mum makası, kaşık, kapı tokmağı, kırbaç, mühür, ağızlık, tespih gibi eserler sergilenmektedir.

Sergide vitrinler arasına pano şeklinde asılmış halı ve kilim örneklerine de yer verilmiştir. Arkeolojik salonda ise Asklepios heykeli, Sidemara tipi lahtin bir yüzü ve Bizans Devrine ait bir kadın cesedi gibi buluntular sergilenmektedir.

Müze alt katında yapımına geçmiş yıllarda başlanmış olan bölümde, eski Karaman evlerinden sökülmüş olan dolap, kapı, raf ve ocak duvarlara monte edilmiş haldedir. Bu bölümde bazı ziraat aletleri de bulunmaktadır. Ancak burası henüz teşhire açılamamıştır.

Üst katta ayrıca idari bölümün yanında müzenin, halkın ve öğrencilerin sanatsal çalışmalarının dönemler halinde sergilendiği bir sergi salonu bulunmaktadır.

Hastane Caddesi
Tel : (0338) 213 15 36

Her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.