Tatil Otelleri Rehberi, Ucuz Otel, Otel Rehberi, Tur Rehberi

Gitmeden önce fikir sahibi olun.

Çanakkale otel

Gökçeada tarihi ve turistik yerler

Posted on Temmuz 16, 2009 |

Çanakkale il sınırları içerisindedir Gökçeada ve Türkiye’nin en büyük adası olarak ünlenmiştir. Gökçeada’dan Homeros İlyada destanında Imbros olarak bahseder, Eski’nin İmroz’u yanlızlığın verdiği bir hüzünlü ruh içerisinde; terk edilmiş köylerinin özlemiyle kavruluyor. Kaleköy’de sizi etkileyecek nadide güzellikler var : Bademli pembe zakkumlarla süslü dar sokaklar, Aydıncık bahçeleri ve kumulları. Sahip olduğu bağlarından adını alan Zeytinli ve bir dönem ülkenin en büyük köyü olarak kayıtlara geçen Dereköy sessiz ,sakin,huzur içinde yatıyorlar toprağın kucağında. Ağustos Gökçeada ziyareti için en güzel vakit denebilir. Tepeköy’de Eorti Dispenagies Meryem Ana Günleri Ağustos ayı içerisinde düzenlenir; adanın bütün gizli şarapları sokaklara çıkar, yaşlılar gençleşir, gençler çocuklaşır, hüzünlü ada mutluluğu ve umudu tekrar bulur.

GEZİLECEK YERLER

Terk edilmiş Rum köyleri Gökçeada’da sıkça rastlanan birşey. Merkeze 4 km. mesafede yer alan Eski Bademli köyü eski Rum evleriyle adanın en eski köylerinden. Tepeköy ve Zeytinliköy de ziyretçilerin gözdesi arasında. Zeytinliköy  dibek kahvesiyle ünlenmiş ,umarım yudumlamadan bu kahveye geçmezsiniz burdan. Osmanlı’nın hüküm sürdüğü zamanlarda ilçe merkezi olan Kaleköy, Venedik Kalesi ve antik kalıntıları ile gezmeye değer, merkezde ise Osmanlı mimarisi özelliklerini taşıyan Fatih ve Merkez camileri önemli tarihi yerler arasında. Türkiye’nin en batıdaki noktası inceburun (Avlaka Burnu) Uğurlu civarında.

GÖKÇEADA’YA NASIL GİDİLİR

Çanakkale veya Eceabat’tan feribot ve arabalı vapurlarla adaya ulaşılıyor. Çanakkale isk. 286-217 18 15 Kabatepe isk. (Eceabat) 286-814 12 63 Gökçeada isk. 286-887 30 43

GÖKÇEADA’DA KONAKLAMA

Gökçeada’da lüks konaklama mekanlarına pek rastlanamaz, ancak mütevazı otel ve pansiyonlar ihitiyacınızı karşılayacak nitelikte. Kaleköy ve Yeni Bademli konaklama seçeneğinin en çok olduğu merkezler. Zeydali Otel -Belediye Oteli -Barba Yorgo -Gökcan Pansiyon -Kale Motel -Kalimerhaba -Adem Baba -Örnek Pansiyon -Kale Pansiyon -Bulut Pansiyon -Palyaço Yakub’un Yeri konaklamak için seçilebilecek yerler arasında.

RESTORAN

Çardak Kafe 286-887 37 28 Ecem Mantı Salonu 286-887 23 06 Meydan Restoran 286-887 23 93

GÖKÇEADA’DA PLAJLAR

 Gökçeada’nın neredeyse her yerinden denize girebilirsiniz. Kuzulimanı ve Aydıncık (Kefalos) en çok tercih edilen plajlar arasında. Uğurlu köyü yakınlarındaki 3-4 km. uzayan kumsal tenha olur çoğu zaman. Yeni Bademli köyünün içinden geçilip 1 km’lik stabilize yolla ulaşılan Yıldız Koyu, Dereköy’de Alataş tabelası izlendikten sonra varılan Marmaros ve Uğurlu yakınlarındaki Gizli Liman kalabalıktan uzak yerler.

GÖKÇEADA’DA ÖNEMLİ TELEFONLAR Turizm Danışma 286-217 11 87 Hastane 286-887 30 03 Emniyet Müd. 286-887 30 12

Ayvacık tarihi ve turistik yerleri

Posted on Temmuz 16, 2009 |

Çanakkale, Ayvacık İlçesi Çetni Köyü’ndeki Afrodit Kaplıcasının ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Bununla beraber bu kaplıcanın eski bir tarihi olduğu ve Cenevizliler tarafından da yenilendiği sanılmaktadır.

Bu kaplıca ile ilgili bir söylentiye göre; Zeus ile arası açılan Aphrodit İda Dağı’nda bir mağaraya konulur ve güzelliğinden uzaklaşır. Ancak bu mağaradaki 42 C.lik sıcaklıktaki suda yıkanan Aphrodit eski güzelliğine kavuşmuştur. Bu öyküye göre Aphrodit Kaplıcası güzelleşmek ve iyileşmek isteyen hastaların uğrağı olmuştur.

Bozcaada tarihi ve turistik yerleri

Posted on Temmuz 16, 2009 |

Çanakkale’ye bağlı Bozcaada, Türkiye’nin üçüncü büyük adası. Kıyıları falezler nedeniyle dik ve kayalık olan adada, kumsallarla kaplı birçok küçük koy bulunuyor.

GEZİLECEK YERLER

Antikçağda Tenedos olarak bilinirdi Bozcaada. 17. yüzyıldan kalma Köprülü Mehmed Paşa Camii, Alabey Camii, Venedikliler zamanında yapılıp sonraları birçok kez onarılan Bozcaada Kalesi ve 1842 yılında yapılan Yeni Kale adada gezilecek mekanlar arasında.

NASIL GİDİLİR

 istanbul’dan Bozcaada’ya gitmek için önce Çanakkale’ye gelmeniz lazım. Pek çok otobüs firmasının Çanakkale’ye direkt seferi var. Çanakkale’den de Ezine’deki Geyikli Yükyeri iskelesi’ne gelin. Ankara’dan Eskişehir-Bursa-Çanakkale yolu, İzmir’den ise Edremit-Ezine güzergâhı takip edilerek Geyikli’ye varılır. Geyikli iskelesi’nden feribotla adaya ulaşılıyor.

Geyikli iskelesi 286-632 02 63 – Bozcaada İskelesi 286-697 81 85

BİSİKLET KİRALAMA

Adada araba kiralayan şirket bulunmuyor. Adada sadece bir tane benzin istasyonu var. Bisiklet Ada Cafe’den kiralanıyor. Buradan harita ve bilgi temin edebilirsiniz.

KONAKLAMA

 Adada organize kamp yeri yok. Kendi imkânlarıyla kamp yapacakların jandarmadan izin alması gerekiyor. Taze deniz ürünlerini yerken ada şarabınızı  yudumlayabilirsiniz.

 Ada Cafe 286-697 87 95 Boruzan 286-697 84 14 Lodos Restoran 286-697 05 45 Sahil Restoran 286-697 04 41

EĞLENCE

Adada gürültülü barları ararsanız bulamazsınız. Ancak iskelenin batısındaki Salhane Bar’da deniz kenarında oturup, kaliteli müzik eşliğinde içkinizi içebilirsiniz. En çok rağbet edilen mekân Salhane Bar.

PLAJLAR

Çamlık tarafında yürüyüş parkurları sizleri bekliyor. Tuzburnu Plajı ise yazın dahi tenha olan  sakin bir plaj. Ayazma Plajı, Habbele Koyu ve diğer koylar doğal güzellikler arasında.

Asos tarihi be turistik yerleri

Posted on Temmuz 16, 2009 |

Bir kadeh şarap elinizde, masmavi deniz ayaklarınızın altında ve muhteşem balık tadı damağınızda… Bunu, Assos yolculuğunuzun sadece küçük bir parçası olarak hayal edin. Bir de gezdiğiniz yerleri, göreceğiniz tarihi, modern yaşamın kaosundan uzak sessiz geçireceğiniz günleri ve unutamayacağınız bir tatili düşünün.
Assos sizi bekliyor.

ASSOS’UN TARİHİ
M.Ö 10. yüzyılda Metymna ( Midilli) halkı tarafından kurulduğu söylenen Assos; Lidyalıların, Perslerin, Yunanlıların, Romalıların ve Anadolu Selçukluların hakimiyetlerine boyun eğmiştir. Tarihinin son sayfası olarak da Orhan Gazi zamanında Osmanlı egemenliğinde 600 sene geçirmiştir.
Ünlü Yunan filozof Aristoteles’in de bu beldede kendine ait ilk felsefe okulunu kurduğu söyleniyor.

ASSOS’U KEŞFEDİN
Taş evleri ve tarihi her yönüyle gözler önüne seren yapısıyla ilgi çeken Assos, ziyaretçilere unutulmayacak bir gezi sunuyor.
Behramkale Köyü: Antik Kent’in hemen yanında kalan Behramkale Köyü, harabeleri ve yeni yapılanan modern evleriyle ilginizi çekebilir. Tarihi camiyi görmeden burayı sakın terk etmeyin. Ayrıca I. Murat zamanında yapılmış ve bugün kullanılmayan Tuzla Çayı üzerindeki köprü de gözünüzden kaçmayacaktır.

Asos HarabeleriAssos Harabeleri: Denize ve karaya hakim tepe üzerinde bulunan Akropol; yaklaşık 3 km. uzunluğunda, yapımı 4. yüzyıla dayanan surlarla çevrilidir.

1995 yılından beri süren Assos Antik Kenti’nde onarım ve kazı çalışmalarıyla beraber size çok daha gerçekçi ve ilginç eserler görme imkanı veriliyor. Antik çağlardan günümüze kalıntıları kalmış liman ise tarihle sizi biraz daha yakınlaştıracaktır. Kafanızı kaldırıp ufka doğru bakarsanız, Midilli Adası’nı tam karşınızda bulabilirsiniz.
Athena Tapınağı: Akropol’ün en yüksek yerine M.Ö. 6. yüzyılda yapıldığı söylenen Athena Tapınağı, Assos’un en önemli tarihi yapısı olarak kabul ediliyor. Tapınağa ulaşıncaya kadar geçtiğiniz araç yolunda, geçmişten günümüze ulaşmayı başarmış sütunları görebilirsiniz. Girişi ücretli olan bu antik alan, gezinizde fotoğraf makinanızı en fazla kullanacağınız bölümlerden biri olabilir! Tapınak, Muhteşem bir Ege Denizi manzarasına sahiptir.
Bazı sütun ve parçaları hala Berlin Müzesi’nde sergilenmekte olan bu tapınağın batı kanadı 1.20 m yüksekliğini hala koruyor. Athena Tapınağı, Anadolu’nun dorik tarzı yapıları arasında en eskilerden sayılmaktadır.
El sanatlarını koruyan tanrıça olarak da bilinen Athena, mitolojide kadınlara dokumayı öğretmiş tanrıça olarak da geçiyor. Dokumanın bu yörede bu kadar önem kazanmasının nedenlerinden biri de Athena’nın etkisi olabilir.

TADINA BAKIN
Sahile dizilmiş balık lokantalarında, manzaranın tadını çıkartarak masmavi gökyüzü altında balık yemenin zevkine varmanız mümkündür. Haşlama, buğulama, ya da zevkinize hitap eden herhangi bir deniz ürünüyle uzun süredir özlemle düşlediğiniz tadları bulmanız Assos’da hiç zor olmayacaktır.
Tatlı seviyorsanız, Assos’un yerel zeytinyağı ile pişen ev baklavasını denemenizi öneriyoruz.

SATIN ALIN
Evinize tarihi taşımak isterseniz; Doğudan Anadolu’ya yaklaşık 900 yıl önce ulaşan Yörükler’in dokuduğu halılar, motifleri ve renkleriyle evinizde değşik bir atmosfer yaratacaktır. Kalitesi, kullanılan renklerin çekiciliği ve ilginç desenleriyle, %100 yünden yapılmış bu halıları satın almak ayrıca bir zevktir.

VAKTİNİZ OLURSA
Assos’a ne kadar hayran kalırsanız kalın yine de Assos’un içinde her şeyi görmüş değilsiniz. Assos ve Midilli Adası’nın enfes manzarasına bir de tepeden bakmak isteyebilirsiniz. Kaz Dağları’nın yamaçlarında kurulmuş Ahmetçe Köyü, köylülerin misafirperverliği ve muhteşem fotoğraf kareleriyle birleşip gezinizin bir parçasını oluşturabilir.
Biraz şanslıysanız ve Assos’u ziyaretiniz güzel bir havaya rastlamışsa, ve hatta dolunay da varsa; sahilde yakacağınız bir ateş ve sevdiklerinizle geçireceğiniz muhteşem bir gece yolculuğunuzu unutulmaz kılmaya yetecektir.
Böyle güzel bir geceye imkanınız olmazsa yine de hava karardığında sahile inin ve denizin ışıltısında bulacağınız huzurla Assos’tan ayrılın. Modern şehir yaşantımızda sessizliği nasıl da unuttuğumuzun farkına varacaksınız.

KONAKLAMA
Assos’ta oteller sene boyunca açık tutuluyor. Haftasonu konaklamak isterseniz haftaiçine göre daha fazla ücret ödemek zorunda kalacağınızı unutmayın. Her mevsim ziyaret edebileceğiniz bu sevimli belde, özellikle yaz aylarında dolup taşıyor. Yaz ayları ılıman geçerken, ilkbahar ve sonbaharın yağışlı geçtiğini göz önünde bulundurararak yolculuğunuzu planlayabilirsiniz.
Eğer otelde konaklamak size cazip gelmiyorsa, sahil boyunca kamp yapmak ve çadırlarda kalmak bir diğer seçenek olabilir.

ASSOS’A NASIL GİDİLİR?
Assos, İstanbul’dan yaklaşık 310 km. uzaklıkta olan Çanakkale ilimizin önemli bir tarihi beldesidir. İstanbul’dan buraya ulaşmak isteyenlerin seçebilecekleri iki yol var, bunlardan biri D-100 ( E-5) karayolu, diğeri ise TEM otoyoludur.
Tır ve kamyonlarla karşılaşma riskiniz D-100 karayolunda daha yüksektir bu yüzden TEM otoyolu size daha sakin ve stressiz bir yolculuk sunacaktır.
TEM otoyoluyla Tekirdağ’a vardıktan sonra Ecebat’tan arabalı vapur ile ya da Kilitbahar’da bulabileceğiniz ufak teknelerle Çanakkale’ye ulaşabilirsiniz.. Çanakkale’den sonra ise Ayvacık’tan sağa dönerek ormanın içinden yolculuk edecek; Behramkale Köyünden geçip dik bir yokuşla sahile ulaşacaksınız!
Ye: Sahilde satılan, ‘Vafil’ adı verilen, kaymaklı dondurmadan ye.
Dilek Tut: Yeşilyurt Köyü yakınlarında, Zeus Altarı’nda dilek tut
Ziyaret Et: Athena Tapınağı’nı ziyaret et

Çanakkale tarihi ve turistikyerleri

Posted on Temmuz 16, 2009 |

Truva Arkeolojik Kenti Konumu
Truva
, dünyadaki en ünlü arkeolojik kentlerden birisidir. Truva’da görülen 9 katman, kesintisiz olarak 3000 yıldan, fazla bir
zamanı göstermekte ve Anadolu, Ege ve Balkanların buluştuğu bu benzersiz coğrafyada yerleşmiş olan uygarlıkları izlememizi sağlamaktadır.

Truva Arkeolojik Kenti Tarihi
Truva’daki
en erken yerleşim
katı M.Ö. 3000–2500 ile erken Bronz Çağı’na tarihlenmektedir, daha sonra sürekli yerleşim gören Truva
katmanları M.Ö. 85 – M.S. 8. yy’a tar

ihlenen Roma Dönemi ile sona ermektedir. Truva, bulunduğu coğrafi konum nedeniyle burada hüküm süren uygarlıkların diğer bölgelerle ticari ve kültürel bağlantıları açısından daima çok önemli bir rol üstlenmiştir. Truva ayrıca gösterdiği kesintisiz katmanlaşma ile Avrupa ve Ege’deki diğer arkeolojik alanlar için referans görevi görmektedir.

Mitolojiye göre Deniz Tanrıçası Thetis çok alımlı ve çok güzel bir tanrıcadır. Kronos’un oğlu, Gök Tanrıçası Hera’nin kardeşi ve
kocası, Tanrıların Babası ve Kralı Zeus ile Deniz Tanrısı Poseidon bile Thetis ile evlenmeyi çok istemektedirler. Masal bu ya kahinler Thetis´in
doğuracağı erkek çocuğun babasından daha güçlü ve akilli olacağını söylemişlerdir.

Iste bu sebeptendir ki Tanrıların Kralı Zeus ve Deniz Tanrısı Poseidon, O’nu, Aikos’un oğlu Teselya
Kralı Peleus
ile evlendirmeye karar verirler. Olympos’taki şölenlere benzer bir
şölen kurulur Pelion ( Teselya ) Dağında. Bütün Tanrılar ve Tanrıcalar eğlenmekte ve
şarkılar söylemektedir. Ancak, Nifak Tanrıçası Erins unutulmuştur bu görkemli
şölene davet edilmeye. Davet edilmediğine çok kızan ve şölen yerine gizlice gelen Erins, üzerinde Tanrıcaların En Güzeline yazılı bir altın
elmayı şölen masasının üzerine geldiği gibi gizlice bırakır. Bir anda şölene katılanlar arasında huzursuzluk başlamıştır. Erins, adıyla mütenasip bir
olayı başlatmış ve nifak tohumlarını saçmıştır. İşte o nifak tohumlarıdır ki, yıllarca sürecek meşhur Trioya Savaşları’nın başlamasına sebep olmuştur.