Ardahan otel
Ardahan yöresel yemekleri
Posted on Şubat 23, 2010 |
Bölgenin mutfağı yabani otların zenginliği ve hayvansal ürünlerin bolluğu nedeniyle genelinde yöresel yemekler hayvansal ürün ve otlardan yemek yapılır. Yemekler, katıklı aş, (ayran ve un dan yapılır) , kartopu aşı( Patates ve sütle yapılır), Çemen , telce, pancar, cil, gelin parmağı, evelik ,gibi yöresel otlardan yoğurt ve yumurta karışımı ile yemekler yapılır. Ayrıca bişi, katmer, kete, mıhlama , helva (Un, yağ ve şeker) gibi yemekler vardır.
PISHI :
Hamur , süt veya su ile mayalanarak yoğrulur, biraz bekletilir . Sonra, elle hafif ekmek boyutuna getirilinceye kadar çevrilir, yuvarlak hamur kızgın yağa atılarak kızarıncaya kadar pişirilir.
HINKAL :
Yaprak mantinin hamuru mayasızdır. Hamur hemen yapılır ve açılır. Yufka seklinde ince açılan hamur, küçük kareler biçiminde kesilir. Daha önceden kaynatılan suya yaprak mantılar atılarak pişirilir. Üzerine soğan, yağ bazen de salçayla ateşte kavrulmuş sos dökülür. Sarımsakl yoğurtla lezzetli olur. Hınkal´i kaz eti ile yapanlar´da var
Ardahanda yapılacak aktiviteler
Posted on Şubat 23, 2010 |
Ardahan Kalesini, Posof Savaşır köyü kalesini, Posof çeşmelerini görmeden,
- Çıldır Şeytan Kalesini, Çıldır’ın tarihi camilerini gezmeden,
- Damal dağında Atatürk silüetini görmeden,
- Çıldır’da güneşin batışını izlemeden,
- Çıldır Aktaş Gölü’nü görmeden, Gölün alabalıklarından yemeden,
- Kaşar peynirinin ve balının tadına bakmadan dönmeyin.
Çıldır gölü
Posted on Şubat 23, 2010 |
Çıldır Gölü, Ardahan ve Kars il sınırları içerisinde kalan göl, 123 km2 alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük tatlı su ve en büyük ikinci göldür. Deniz seviyesinden 1965 m yüksekte bulunan gölün en derin noktası 42 metre ve tektonik oluşumlu bir göldür. Birçok dere ve pınarlarla beslenmekte olan gölün tek çıktısı kuzey batısında yer alan Ermenistan sınırında bulunan Arpaçayın kolu olan Telek Çayı’dır. En büyük olanı Akçakale harabelerinin yanında yer alan adadır. Göl etrafında çok az bitki örtüsü gelişmiştir ancak gölü çevreleyen otlaklarda yoğun hayvancılık yapılmaktadır
Yılın dört mevsiminde yapılabilen balıkçılık yöre halkı için önemli bir ekonomik gelir kaynağı teşkil etmektedir. Gölde balıkçılık önemli bir insan aktivitesi olup, kışın buz tutan gölde kalın buz tabakası kırılarak balık avlanmaktadır. Gölde yakalanan en önemli balık türü Sazan (Cyprinus carpio). Ancak kurak geçen mevsimlerde, göl seviyesi hızla çekilmekte ve bu nedenle sazan gibi türlerin üremesi için gerekli sazlıklar daralmaktadır. Bununla beraber birçok balıkçının yasaklara uymayarak kontrolsüz avlanmaları balık stoklarını olumsuz etkilemektedir
Gölün sadece kuzey batısında seddeyle ayrılmış bataklık ve sulak çayırlar bulunur. Genelde göl çevresi mera vasıflı olup, sert bölge iklimi tarıma olanak vermez. DSI tarafından gölü beslemek amacı ile yapılan derivasyon tünellerinin hem diğer havzalardaki kirlilik yükünü göle taşıması, hem de hayvancılık açısından çok önemli çayırların kurumasına neden olması mümkündür. Ayrıca inşaatı henüz tamamlanmamış olan Kuzey derivasyonunun Çıldır’ın çok önemli çayırlığı olan Karaçay ovasının ot verimini ciddi boyutta etkilemesi söz konusudur.
Göl ve çevresindeki tarım alanlarında kullanılan tarımsal kimyasalların (özelliklede yüksek oranda azot içeren gübrenin) bilinçsizce ve yörenin ekolojik ve iklimsel koşulları göz ardı edilerek kullanılmasının göl üzerindeki kötü etkileri belirtilmektedir.
* Kontrolsüz ve aşırı avlanma,
* Erozyon ve
* Yüksek besin girdisi
Çıldır Gölü için tehdit oluşturmaktadır. Gölde aşırı bir kirlilik gözlenmemesine rağmen yine de artan bir evsel kirlilik göze çarpmaktadır. Adalardaki insan baskısının artması bu alanları kuluçka için kullanan türleri olumsuz etkilemektedir. Yapımı planlanan otel ise yeniden gözden geçirilmelidir. Son yıllarda artan turizmle birlikte insan baskısı artmış ve turistik tesisler inşaa edilmeye başlanmıştır
Harosman mağaraları
Posted on Şubat 23, 2010 |

Bu mağaralar Çayağzı Köyünün 6 Km doğusunda , Ortakent kasabasının 5 Km güneydoğusunda yer almaktadır. Ortakent’ in çıkışında sağ yola girildiğinde eski bir değirmene kadar arabayla değirmenden sonra ise 1 Km yaya olarak gidilir. Eğer Traktörle yada atla gidiyorsanız Mağaraların yanına kadar gidersiniz.

Hanak çayının akış yönünde yer alan bu mağaralar tüf boyalarına oyulmuş mekanlar olmasına karşın görünüş olarak mağaralara benzediği için HAROSMAN adıyla anılmışlardır. Arkeolojik olarak ise bu yapılara yer altı sığınakları ( Katakomp) denir.

İlk bakışta kapadokya yöresi yapılarına benzemesi bu yapıları o yöreyle ilgili paralellik kurmamızı sağlar. Tarihi olarak Hıristiyanların yayılışını düşünürsek kapadokya yöresinden 100-200 yıllık bir dönem sonra buralarda yerleşmiş olabileceklerini tahmin etmekteyiz.

Genel olarak bu yapıları ele almamız gerekirse şu özelliklerin görüldüğünü söyleyebiliriz; Mağaralar iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Batı ( Yukarı Kısım) taraf, ikinci bölüm ise Doğu ( Aşağı kısım) taraf olarak iskan edilmiştir. Yukarı kısımdaki dehlizler kilise ve küçük barınaklardan oluşurken, aşağı kısımdaki dehlizler yönetici odası ve yönetimle ilgili büyük barınaklardan oluşmaktadır.

Yukarı kısımdaki dehlizler genelde iki katlıdır, ama tek katlı olanlarda vardır. Bu dehlizler genelde üç yada dört mekandan oluşmaktadır. Ön cepheye bakan mekanlar pencere aralıklarıyla ışıklandırılırken ön cepheye bakmayan dip kısımlardaki yapıların ışıklandırılması yoktur. Tavandan delikler açılarak ışıklandırma sağlanmaya çalışılmıştır. Bu mekanlar sert cisimlerle oyulmuştur. Önemli mekanlar dışında çoğu mekan kesit biçiminde ve duvarları düzgün olmayan hatlar görünümündedir.

Yukarı kısımda soldan birinci olan iki katlı dehliz ( Mağara) ibadet yeri görünümündedir. Yine dini yapı olabilecek solda üç dehliz var. Ortada kalan iki dehliz ise duvarlardaki is izleri ile buranın mutfak olabileceğini gösteriyor. İki katlı yapılar dışındaki diğer dehlizler barınak ve nöbetçi yerleri olarak değerlendirebiliriz.

Harosman mağaralarının aşağı kısmı ( Doğu) yukarı kısımda farklı olarak yapılar daha büyük ve tarihlemeye yardımcı olabilecek unsurları içermektedir. Aşağı kısmın yapıları genelde tek katlıdır. Yönetici odası ise ikinci kat seviyesindedir. Ama oda tek katlıdır.

Aşağı kısmın sol bölümü ise birbirine tünelle bağlantılı iki büyük mekan yer almaktadır. Soldaki mekanını önü duvarla örünmüştür. Duvarda kullanılan düzgün kesme taşları ve taşların arasındaki beyaz hare ise tarihlemeye yardımcı olabilecek buluntu durumundadır. Yapı büyük bir salondan ve arkasında odadan oluşan bir toplantı yeri olarak düşünülür. Toplantı yeri olarak düşünmemizi sağlayan unsur ise salonun sağ tarafında bulunan 20-25 kişinin oturabileceği banktandır. Ayrıca bu salonun sol duvarının alçı sıvayla kaplanması da bu yapının önemli mekan olduğunu göstermektedir. S ol duvarın alçı ile sıvanması tarihleme açısından önemli olabilir.

Aşağı kısmın diğer yapısı ise yerden yaklaşık 5 metre yükseklikte ikinci kat seviyesinde yer almaktadır. Merdivenle çıkılan bu yapı içinde taht şeklinde oturma yerinin bulunma ve korunma amacıyla yükseğe yapılmasından bu mekanın yönetici odası olarak düşünmemizi sağlar.

Genel bir yapı şeklini açıkladığımız bu dehlizlerin özenle yapılmaması ve buluntu vermemizi nedeni ile bu dehlizlerin kısa süreli barınma amacıyla yapıldığını çok sayıda küçük barınaklardan oluşması buranını sürekli nöbetçiler tarafından kullanma kısa süreli barınmanın daha çok savunma amaçlı olduğunu göstermektedir
Morev çivi yazıları
Posted on Şubat 23, 2010 |
Hanak Ortakent Kasabasının 2 km. kuzey doğusunda kanyondaki doğal kayalar üzerinde yer almaktadır. Ulaşım olarak Hanak Atalar mahallesi göller denilen mevkiden traktörlerle rahatlıkla yanına kadar ulaşılır.
Morev yazıtları 1.75×0.43 metre boyutlarında çerçeve şeklinde sınırlandırılmıştır. Urartuca çivi yazısıyla yazılmış yazıt onüç satırdan oluşmaktadır. Bu yazıt Hanak’ n tarihi hakkında da bize bilgi vermektedir. Bu yazıtın Türkçe’ ye çevirisi ise şeyledir.
1-Haldi adında tanrı meydana çıktı. Silahı yenilmezdi. Düşmanı Tariu ülkesini yendi.
2-Argisti önünde eğildi. Tanrı haldi kudretli
3-Menuanın oğlu Argişti meydana indi.
4-Tanrı haldi önden gidiyordu. Argişti konuşuyor. “ Ben, Tariu’ yu ele geçirdim”
5-Ben Husayave Biaya kadar ulaştım. Ve ilerledim aşgaleye kadar.Tanrının emriyle argisti konuşuyor.
6-Diavehi’ nin kralı göründü Tribut ( Ganimet)u vermek için, önünde ahuria a- Su’ ya götürdü.
7-Oa uni Asuni za adlı kenti kenara attım.
8-Orda 72080,7000 (+?)11(000?) tane büyük baş hayvan aldım. Bir kısmını öldürdüm.
9-Diğerlerini canlı olarak yakaladım. Altı kale yıktım, elli şehir yaktım.
10-Menua’ nen oğlu argişti kudretli Kral Bia’ nen kralı, Tuşba’ nen hakimi konuşuyor.
11-Eğer kimki bu kitabeyi yıkarsa haldi ve Overa Tanrılarına yok eder.
12-O güneş’ in altında yaşayamasın
Bu satırlar Urartu kralının kendi ifadelerinin Kaya üzerine yazılmasından oluşuyor.
Boyutlar satırlarda da görüleceği gibi Tarih olarak Urartu Kralı Kenua’ nen oğlu Argişti dönemi ( M.Ö 790-765)ni göstermektedir